64. Hükümet Eylem Planı’nda Tarıma Yönelik “İcraatlar” ve “Reformlar”

815
0
Paylaş:

Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından 2016 yılı için 3, 6 ve 12 aylık dönemleri içeren kapsamlı bir Eylem Planı 10 Aralık günü açıkladı. Eylem Planı “icraatlar” ve “reformlar” olarak 2’ye ayrılmış. Plan içerisinde kamu yönetimi, temel hak ve hürriyetler, sosyal politikalar, ekonomi, finans ve ticaret gibi Türkiye’de yaşayan herkesi yakından ilgilendiren konular bulunmaktadır. Bu yazıda, Eylem Planı içerisinde “tarım sektörü”nü ilgilendiren konulara dair bazı değerlendirmelerde bulunmaya çalışacağım.

2016 yılının “ilk 3 ayında” gerçekleştirilmesi planlanan vaatlere bakıldığında tarım sektörü açısından dikkat çeken konular şunlardır:

• Yemde ve gübrede KDV kaldırılacak. (1 Ocak 2016 tarihiyle yüzde1’e indirildi.)

• Genç çiftçilere proje karşılığı 30.000 TL karşılıksız destek verilecek.

• İşletme genişliği 5 dekar altındaki meyve, sebze, süs bitkisi, ıtri-tıbbi aromatik bitki yetiştiriciliği yapan çiftçilere destekleme düzenlemesi yapılacak.

• Çiftçilere sera desteği verilecek.

• Kırsal kalkınma desteklerinin 81 ile yaygınlaştırılmasını sağlamaya yönelik program hazırlanacak.

• Mevsimlik tarım işçisi kadınlar ile evde çalışan kadınların sosyal güvenceden daha kolay faydalanmalarını sağlayacak düzenlemeler yapılacak.

• Mevsimlik tarım işçileri ile göçer ve yarı göçerlerin çocuklarının okullaşmasına yönelik tedbirler alınacak.

Tarım sektörü açısından 2016 yılının ilk 3 ayında planlanan  icraatları göz önüne aldığımızda şu değerlendirmeleri yapmak mümkün:

1. Yem ve gübre çiftçiler açısından en önemli masrafların başında geliyor. KDV’nin kaldırılması çiftçilerin maliyetlerini düşürmesi açısından önemli. Bu nedenle, KDV’nin kaldırılmasının tarımsal üretime olumlu yansıyabileceğini söylemek mümkün.  Bu konuda güncel bir bilgi verelim. 1 Ocak 2016’da Resmi Gazete’de yayımlanan kararla yemde %8 ve gübrede %18 olan “KDV %1’e”  indirildi. Bu arada bir konuyu da belirtmek lazım. Eylem Planı’nda KDV kaldırılacak denmişti, ama KDV tamamen kaldırılmadı, %1’e indirildi. Bunların yanında, konunun bir de yemi ve gübreyi ithal eden firma boyutu var. İthalatçı firmaların karşılaşacağı durumlara ilişkin gerekli değerlendirmelerin yapılması gerekmektedir.

2. Genç çiftçilere proje desteğinin verilmesi güzel, ama hangi tip projeler olacak? Bu projeler, gençleri yaşadıkları kırsal alanda tutmaya yeterli olabilecek mi? Projeler kırsal alanın kalkınmasına katkıda bulunabilecek mi? Bu soruların cevap bulması gerekir.

3. İşletme genişliği 5 dekarın altında olan çiftçileri yani küçük aile çiftçilerini düşünerek bir düzenlemeye gidilmesi olumlu bir yaklaşım. Ama, nasıl bir destekleme modeli düşünülüyor? Bu çiftçiler için daha fazla ödeme mi yoksa farklı bir model mi? Eğer farklı bir model ise, böyle bir modelin uygulanabilirliği için ön çalışmalar yapıldı mı?

4. Sera desteği konusunda açıklayıcı bir bilgi yok. Planlanan destek devletin şu anda verdiği sera desteğinden farklı mı olacak?

5. Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu tarafından kırsal kalkınma desteklerinin 81 ilin tamamında uygulanmasına yönelik çalışmalar devam ediyor. Şu anda uygulama illerinin sayısı 42, kalan 39 ilde de kırsal kalkınmanın sağlanmasına yönelik desteklerin verilmesi konusunda çalışmaların yapıldığı Kurum tarafından açıklandı. İl sayısının artırılması olumlu olarak değerlendirilebilir. Tabi, bu konuda gerekli altyapı hazırlıklarının da planlanması gerekmektedir.

6. Mevsimlik kadın tarım işçileri hem tarımsal üretim hem de çiftçinin aile yaşantısı açısından son derece önemli bir konumda bulunuyor. Bu işçilere yönelik yapılacak sosyal güvence düzenlemeleri temel haklara erişim açısından eşitlik sağlayabilecek bir araç olarak görülebilir.

7. Mevsimlik tarım işçilerinin ya da göçer olarak çalışanların çocuklarının, ailelerin çalıştığı yerde okula gitmeleri eğitim açısından gerekli bir düzenlemedir. Ancak, burada göz ardı edilmemesi gereken konu, bu çocukların da tarımsal üretimde çalışıyor olmasıdır. Çocukların eğitimlerini sürdürebilecekleri bir eğitim yapısının hayata geçirilmesi gerekli.

Kısaca, tarımla ilgili vaatlerin olumlu olarak değerlendirilmesi mümkün. İşin doğası gereği de vaatlerin olumlu olması gerekir. Ama, vaatlerin ayrıntılarının da açıklanması ve bunların altını dolduracak ve sağlamlaştıracak çalışmaların da kesinlikle yapılması gerekiyor. Böylece, kafa karıştırıcı bazı noktaların netleşmesi sağlanabilir. Aksi halde, vaatler adı gibi kalabilir.

Bunlar tarımla ilgili yapılması planlanan temel icraatlar olarak görülüyor. Gelelim 2016’da yapılması planlanan reformlara. Tarım sektörü açısından ilk 3 aylık dönemde herhangi bir reforma gidilmesi planlanmamıştır. Yani, bunu tarım sektöründe aciliyeti olan bir reform yok diye yorumlamak da mümkün. Tarımla ilgili yapılacak reformlar ise 2016 yılının ilk 6 aylık döneminde planlanmış durumda. 6 ay içerisinde gerçekleştirilecek reformlara bakıldığında aşağıdaki konuların ön plana çıktığı görülmektedir.

• Arazilerini büyütmek isteyen ehil mirasçılara faizsiz kredi desteği uygulaması başlatılacak, ayrıca çiftçilerden arazilerini birleştirmek suretiyle büyük ölçekli tarım işletmeleri oluşturanlara özel destekler verilecektir. Bu plan Ziraat Bankası aracılığıyla hayata geçirilecek.

• Gümrük Birliği’nin güncellenmesi çalışmalarına devam edilecek. Tüm mal ve hizmetler ile kamu alımlarını kapsayacak şekilde Gümrük Birliği’nin kapsamının genişletilmesi amacıyla müzakereler yürütülecektir. Gümrük Birliği tüm tarım ürünlerini kapsamadığından bu konu doğrudan tarım sektörü ile ilgili değilmiş gibi görünse de bu konuda yapılacak çalışmalar Avrupa Birliği Ortak Tarım Politikası’na uyum açısından önemli görünmektedir.

• Su Kanunu çıkarılacaktır. Kanun’la su yönetimi konusundaki mevzuatta yaşanan sıkıntıların aşılması planlanmaktadır. Bu konu da yine tarımla doğrudan ilişkilendirilmese de toplam suyun yaklaşık %70’inin tarımda kullanıldığı düşünüldüğünde bu Kanun’un tarımı yakından ilgilendirdiği görülmektedir.

• Tabiatı ve biyolojik çeşitliliği korumaya yönelik yasal düzenleme gerçekleştirilecektir. Tabiatın ve biyoçeşitliliğin etkin korunması ve korunan alan yönetimindeki boşluk ve belirsizlikleri giderilmesi planlanmaktadır. Bu bağlamda, bu konu ile ilgili kurumlar arasında koordinasyonun sağlanması amaçlanmaktadır.

Gelelim 1 yıl içerisinde yapılması planlanan reformlara. Yani 2016’nın sonunda tamamlanması hedeflenen reformlara.

• Tarımsal destekler, tarım havzaları bazında ürün deseni ile birlikte su kısıtı gözetilecek şekilde yeniden düzenlenecektir. Bunun için ihtiyaç duyulan veriler temin edilerek talep tahmini, karar destek ve diğer iktisadi modellerin tasarımı ve entegrasyonları sağlanacak ve buna yönelik yazılımlar geliştirilecektir. Tarım alt havzaları bazında ürün deseni çalışmaları Karar Destek Sistemi ile birlikte değerlendirilecek, oluşturulan ürün desenine göre destekler yönlendirilecektir.

• Dahilde İşleme Rejimi gözden geçirilecektir. Dahilde İşleme Rejimi dış ticaret açısından önemlidir. Örneğin, tarım sektöründe Dahilde İşleme Rejimi kapsamında buğday ithal edilip işlenerek un olarak ihraç edildiğinden bu konuda yapılacak düzenlemeler tarımsal ticareti de doğrudan etkileyecektir.

• Sulama birliklerinin idari ve mali kapasitelerini geliştirmek üzere yeniden yapılandırılması sağlanacaktır.

• Şeker Piyasası’nın yeniden yapılandırılması kapsamında Şeker Kanunu Tasarısı yasalaştırılacaktır.

• Öncelikli Dönüşüm Programı kapsamında yer alan “Tarımda Su Kullanımının Etkinleştirilmesi Programı” uygulaması etkin bir şekilde takip edilecektir.

• Sera gazı emisyonlarına yönelik takip sistemi kurulmasıyla tarım sektörü için sera gazı emisyon izleme ve raporlama altyapısı kurulması ve iklim değişikliği mücadele politikalarına katkı sağlanması planlanmaktadır.

Önümüzdeki 1 yıl içerisinde Hükümet’in tarım sektörüne yönelik olarak planladığı icraatların ve reformların sonuçlarını ve bunların sektörün tüm paydaşlarına olacak yansımalarını hep beraber görüp değerlendirme fırsatı yakalayacağız.

Son olarak, kış hazırlıklarını sürdüren tüm üreticilerimize sağlıklı ve bereketli bir dönem dilerim..

Paylaş:

Yorum Bırak