“Buğday ekiyoruz, villa biçiyoruz…”

754
0
Paylaş:

Ankara-Haymana karayolu üzerinde bulunan ve 2000’li yıllarda getirilen düzenlemelerle Büyükşehir alanı imarlı yerleşik alanlar dışındaki kırsal alanları da kapsayacak şekilde genişletilmesiyle köy statüsüne sahip yerleşim yerlerinden, Oyaca, Yavrucak, Dikilitaş ve Gökçehöyük mahalle statüsü kazanarak Gölbaşı Belediyesi’ne bağlanmıştır. 

Söyleşiye geçmeden önce Büyükşehir Yasası’nın kısaca hatırlayacak olursak; Kamuoyunda “Bütünşehir” yasası olarak bilinen ve yürürlükte olan “13 İlde Büyükşehir Belediyesi ve 26 İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” 12 Kasım 2012 günü TBMM’de kabul edilerek 6 Aralık 2012 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmişti. 

Bu tarihten öncede; yerel yönetimlerin yapısına ve belediye sınırlarına ilişkin 2004 yılında büyükşehir belediye sınırlarının elli km’ye genişletilmesi, 2008 yılında (Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun) ise bazı ilçe ve belde belediyelerinin kapatılması gibi düzenlemeler yapılmıştır. Bu yasa ile, mahalle olan köylerden içme ve kullanma suları için alınacak ücret beş yıl süreyle, en düşük tarifenin %25’ini geçmeyecektir. Buna ek olarak, 2017 yılı sonunda %25’lik oran %100 olacaktır. Mahallelerde yaşayan üreticilerin açtığı sondaj kuyularına da sayaç takma zorunluluğu getirilmiştir. Mahallelerde yaşayan, tarımsal faaliyetlerde bulunan üreticiler kendi suyunu bugüne kadar ücretsiz kullanırken, belediye sınırları içerisine alınınca ücret ödeme durumunda kalacaklardır. Ayrıca bu mahallelerde yer alan ahır, ağıl ve kümesler için getirilecek yasaklar, hayvansal üretimde bulunan üreticilerin zor durumda kalmasına yol açacaktır. Yasa ile getirilen bu zorunluluklar, üreticilerle yaptığımız söyleşilerde, toplantılarda sürekli olarak karşımıza çıkmaktadır.  

Bu haberimizde, Gölbaşı Belediyesi’ ne bağlanan köylerde/mahallelerde yaşayan üreticilerle bu konular üzerinde gerçekleştirdiğimiz söyleşilere yer verdik. 

Bölgenizde hangi tarımsal faaliyetlerde bulunuyorsunuz. Kısaca anlatabilir misiniz?

Bölgemizde bundan beş altı yıl öncesine kadar ağırlıklı olarak buğday, arpa, yulaf, nohut, ayçekirdeği ve kimyon yetiştiriciliği yapılmaktaydı. Ama günümüzde çiftçilik ile uğraşan kişi sayısı her mahallede toplasanız iki elin parmağını geçmez. 

Özellikle 2012 yılında Büyükşehir Yasası ve Belediye Yasası’nda yapılan değişikliklerle birlikte çiftçilik bitme noktasına gelmiştir. Yasa ile birlikte köylerimiz mahalle olarak ilçe belediyesine katılmıştır. Mahalle olduktan sonra, Ankara’dan gelen emlakçılar ve yapı kooperatifleri, tarıma elverişli olan toprakları parsel parsel alarak bölgemizde bir arazi rantı oluşturmuşlardır. 

Arazisi küçük olan çiftçilerde, arazilerini satıp tarımdan çekilmişlerdir. Kalan birkaç hanede maliyetlerin yüksek olmasına rağmen tarımsal faaliyetlerine zor da olsa devam etmektedirler. 

Mahalle olduktan sonra köyünüzde ne gibi değişimler oldu?

Bölgemizde birçok köyümüz mahalle yapıldı. Bunların mahalle yapılması köylere bir değişim getirmedi. Belediye olmanın nimetlerinden bu güne kadar hiçbir mahallenin faydalandığını görmedik. Sadece belediye otobüs hizmetlerinden belirli saatlerde yararlanmanı dışında bir yararı olmadı. Zaten geçimini zor karşılayan köylü halka ekstra yük bineceğinden dolayı, köylüler atalarından dedelerinden kalmış olan arazilerini yapı kooperatiflerine satıp, ilçeye veya il merkezine yerleşmek zorunda kaldı. Çiftçiliğe devam etmekte ısrarlı olan çiftçilerde girdilerin özellikle mazotun çok yüksek olmasının yanında,  bu sene kuraklık tehlikesi ile karşı karşıya olmaları sebebiyle, onlarında bir kısmının bu sene sonunda arazilerini satıp veya boş bırakarak, çiftçiliği bırakacaklarını düşünüyoruz. Köy alanları belediyeler için yeni yatırım alanı haline getirilerek, rant alanları oluşturulmuştur. Bölgemizde çok azalan tarımsal faaliyetlerinde ortadan kalkmasına neden olacaktır. Bu sene buğday eken çiftçimiz, hasat dönemi yapı kooperatifine ait bir villa biçeceği gerçeği bölge için artık kaçınılmaz olmuştur. 

Sizlere göre köyünüzün mahalle olmasından sonra bölgenizdeki halkın memnuniyet durumu nasıldır?

Belediyeye bağlanan mahallelerde yaşayan komşularımızda ve bizlerde belediyeye bağlanmamızdan dolayı yaşam standartlarının değişeceği yönünde haklı beklentiler oluşmuştur. Daha iyi altyapı olanakları,  yol, su, ulaşım, eğitim gibi konularda iyileşme beklentilerimizin henüz gerçekleşmediğini söyleyebiliriz. Daha iyiye doğru gidiş yerine atık su, elektrik vb. tür masraflarla karşılaşmamızdan dolayı mahallede yaşamaya devam eden insanların yarısında bir memnuniyetsizlik olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Az sayıda kalan hanelerde, her ne kadar mahalle olsak da halen köy yaşantısını sürdürmekteyiz. Bize tarım mı? yoksa köyünüze yapı kooperatiflerinin yapmış oldukları evlerimi tercih ederseniz diye sorarsanız, köyde kalanlar tarımı tercih ettikleri için burada kalmaya devam etmektedir, gidenlerde yapılaşmayı tercih etmişlerdir diye cevap verebiliriz. Ne yazık ki, üzülerek söylüyoruz ikinci tercih bizim bölgemiz için ağır basmaya başlamıştır. 

Dr. Özdal Köksal Haberi

Paylaş:

Yorum Bırak