Buğday Üretiminde Rekor Düşüş

193
0
Paylaş:

Buğday Üretiminde Rekor Düşüş

Yaşanan kuraklık nedeniyle Buğday rekoltesindeki büyük düşüşlere karşılık, nüfus, turist ve göçmen sayısındaki artışlara bağlı tüketimde patlama bekleniyor.

Ulusal Hububat Konseyi’nin 2013-2014 üretim yılına ilişkin buğday değerlendirmesi raporuna göre, meteorolojik kuraklık kaynaklı buğday üretiminin yetersizliğine dikkat çekilerek, Türkiye’ye gelen göçmenler, yurt dışına yapılan yardımlar ve komşu ülkelerden gelen talebin artışına vurgu yapılıyor.

Buğday Rekoltesinde Yıllık Düşüş Yüzde 21.1

Raporda, uzun yıllar ortalaması olarak 20.0 milyon Ton olan buğday üretiminin, yüzde 13.3 düşüşle 17 milyon 348 bin tona düşeceği tahmin edildiği belirtiliyor. Raporda yer alan verilere göre, Türkiye’nin 2013 yılı buğday üretimi rekor düzeyde olmak üzere 22.0 milyon ton olarak gerçekleşti. Rekoltenin 2014 yılında Konsey’in öngördüğü düzeylere inmesi durumunda, düşüş oranı yüzde 21.1’i bulacak. Böylece, 2013 yılında buğdayın 820 milyar dolarlık gayri safi yurtiçi hasılaya (GSYH) katkısı yaklaşık 16.5 milyar dolar ile yüzde 2.0’yi buldu. Buğday rekoltesinde meydana gelecek yüzde 21.1 düzeyinde bir gerileme, bu katkıyı 2013 değerleriyle yüzde 1.6 düzeyine düşürecek.

Raporda, buğday ekim alanlarında sınır değerlere ulaşıldığı vurgulanarak, bununla beraber kurak yıllarda üretim yetersizliğinin yaşandığı belirtilerek, buğdaya yapılan desteklerin bölgesel farklılıklar göz önünde bulundurularak artırılması öneriliyor.

Konsey raporunda, Türkiye’de buğday tüketim projeksiyonlarının 75 milyonluk nüfusa göre yapıldığı için fiyatların yükseldiği belirtilerek, bunun yerine, turizm, göçler ve komşu ülke talepleri göz önüne alınarak, 85-90 milyonluk nüfusa göre yapılacak bir projeksiyon ile daha gerçekçi fiyatlara ulaşılabileceği vurgulanıyor.

Buğday Ekim Alanları Azalıyor

Raporda, 10 yıl önce 9 milyon hektar olan buğday ekim alanının, giderek azalarak 7.7 milyon hektar civarına düştüğü, buna rağmen gerek yeni çeşitlerin ıslahı gerekse yetiştirme tekniklerindeki gelişmelerle ekim nöbeti ilkelerine uyulması gibi nedenler ile birim alan veriminin giderek arttığına dikkat çekilerek, İç Anadolu, Akdeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde meteorolojik kuraklığın yanında kışlık hububat için tarımsal kuraklığın da oluştuğu, bu alanlarda kuraklığın yanında soğuk havanın zararının da dikkat çekici boyutlara ulaştığı, ayrıca, Karadeniz Bölgesi ve Ege Bölgesi’nde de iç geçit kısımlarında tarımsal kuraklık görüldüğü belirtiliyor.

Konuyla ilgili konuşan UHK Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Bayram Sade, buğdaya yapılan desteklerin bölgesel farklılıklar da göz önünde bulundurularak artırılması gerektiğini belirtti. Kuraklığın özellikle iç bölgelerde olmak üzere ülke genelinde etkili olduğunu, bu nedenle sıkıntının etkilerinin azaltılması ve üretimde sürekliliğin sağlanması için başta kredi borçlarının faizsiz ertelenmesi olmak üzere, değişik tedbirlerin uygulanması hayati önem taşıdığını söyleyen Sade, ” Nadasın etkinliğinin artırılması, nadas alanlarından yararlanmanın yollarının açılması için; doğrudan ekim, dikey toprak işleme, dip kazan çekimi gibi işlemlerin devreye sokularak bu alanlarda su ihtiyacı düşük; aspir, macar fiği, kışlık yem bezelyesi, mercimek, nohut gibi bitkilerin yetiştirilmesini sağlayacak projeli çalışmaların başlatılması hayati önem taşımaktadır. Buğday ekim alanlarında verim ve daha çok kalitenin yükseltilmesi için izli tarımın özendirilmesi gerekir” dedi.

Paylaş:

Yorum Bırak