İthal Et Ucuzluk Getirmez Fiyatları Daha da Artırır

151
0
Paylaş:

“İthal Et Ucuzluk Getirmez Fiyatları Daha da Artırır”

Et fiyatı ile ilgili tartışmalar gündemdeki yerini korurken, ithalat için ihale işlemleri sürüyor. Son yirmi günde 13 bin 200 tonluk ithal karkas et ithal edilirken, Et ve Süt Kurumu’na 30 bin ton daha sıfır gümrüklü et ithalatı yetkisi verildi. İthalat iznine ilişkin karar 28 Ağustos 2015 Tarihli ve 29459 Sayılı Resmî Gazete’de yayınlandı.

Et ve Süt Kurumu’na, 14 Ağustos’ta Gümrük Birliği anlaşması yükümlülüklerinden birisi olan, yıllık 19 bin 500 ton et ithalatına ilişkin taahhüt çerçevesinde gümrüksüz et ithalatı yetkisi verilmişti. Bu tarihte yayınlanan Bakanlar Kurulu Kararında, 2015 yılı için 19 bin 100 ton karkas et ve 6 bin ton da canlı hayvan ithalatı için gümrük vergisi sıfırlanmıştı.  

ESK Ağustos ayı ortalarında perakende satış fiyatlarında yüzde 5 indirim gerçekleştirmiş fakat et fiyatlarında istenilen oranda düşüş sağlayamamıştı.

Et fiyatlarının yükselmesini engellemek için ithalat yapılmasının geçici bir tedbir olduğu, ülkemizin kırmızı ette dışa bağımlılığının önüne geçmek için, küçükbaş hayvan eti tüketimini artırmak gerekliliği sektör temsilcilerinin ortak görüşü.

Et ithalatında gümrük vergisinin sıfırlandığına dikkat çeken, Türkiye Ziraatçılar Derneği (TZD) Genel Başkanı İbrahim Yetkin, “Bu karar, hayvancılığımızı olumsuz etkileyecektir. 5 yıl önce de (2010 Nisan ayında) kırmızı et fiyatlarının çok yükselmesi gerekçe gösterilerek ithalat yapılmıştı. Buna rağmen et fiyatında istenen oranda düşüş sağlanamayınca karkas et ithalatına da izin verilmişti. Bu kararı izleyen 3 yılda et ithalatına toplam 3 milyar dolar harcanmış, ithal edilen sübvansiyonlu etler nedeniyle rekabet imkânlarını kaybeden küçük üreticiler rekabet edemedikleri için iflasa sürüklenmişti. Birçok işletme kapanmıştı.” hatırlatmasını yaptı.

“Spekülasyon var”

İthalattan sonra yem fiyatlarındaki artışın devam ettiğini, bugün olduğu gibi çiğ süt fiyatları da düştüğü için süt ineklerinin de kesime gönderildiğini kaydeden Yetkin, şöyle konuştu:

“Sonunda, bu yolun çıkışının olmadığı görülerek et ithalatını fiilen durduracak önlemler alınmış ve hayvancılığa verilen teşviklerle hayvan ve kırmızı et üretimi yeniden artışa geçirilmişti. Et fiyatlarındaki artışın iki kaynağı vardır. Birincisi yem fiyatlarının yüksekliğidir. İthalat belki ilk anda yerli hayvanların kesime gönderilmesi dolayısıyla düşecek, ancak bu düşüş kısa zamanda çok daha büyük bir artış olarak geri dönecektir. Et fiyatlarının artmasının ikinci nedeni spekülasyondur. 

Yaklaşan Kurban Bayramı’nın da bu spekülatif artışta önemli bir rolü olmuştur. Bugün itibariyle sıfır gümrüklü ithalat kapısı bir kere açılınca, bir süre sonra Et ve Süt Kurumu’nun yetersiz kalması nedeniyle ithalat yetkisinin genişletilmesi kaçınılmaz hale gelecektir. Zararın neresinden dönülse kârdır, bu yanlıştan en kısa zamanda dönülmesini bekliyoruz.” dedi.

‘Et Fiyatlarının Yükselmesine, Süte Zam Gelmemesi Neden Oldu’

TÜSEDAD Başkanı Adnan Yıldız, et fiyatlarındaki artışa neden olarak ‘süte 16 aydır gelmeyen zammı’ gösterdi.

Kırmızı et fiyatlarındaki artışta, süt fiyatlarının da etkisi olduğu öne sürüldü. Süt, Et ve Damızlık Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) Başkanı Adnan Yıldız, süt fiyatlarının 16 aydır artmadığını, süt üreticisinin zarar ettiğini savunarak “Üretici, damızlık inekleri kesmeye başladı. Bu da hayvan nüfusunu azalttı” dedi.

Yıldız, süt fiyatlarının geçen yıl haziran ayında 1 lira 15 kuruş olarak belirlendiğini ve süte 16 aydır zam yapılmadığını anımsatarak “Ulusal Süt Konseyi, eylül ayı sonunda yeniden toplanarak fiyatları görüşecek. Süt hayvanı soya ile besleniyor. Soya da ithal girdi. Süt üreticisinin maliyetinin yüzde 70’ini yem oluşturuyor. Dolar artıyor; yem olmuş 1 lira 10 kuruş” dedi.

‘Et ithalatı kalıcı bir çözüm değil’

SETBİR Başkanı Zeki Ilgaz, kırmızı et fiyatlarının düşürülmesi için et ithalatının kalıcı bir çözüm olmadığını ifade etti. Uzun vadeli çözümler oluşturabilmek için Türkiye’nin hayvan varlığının ve hayvansal üretim rakamlarının tam bilinmesi gerektiğine dikkati çeken Ilgaz, bunun için de öncelikle kayıt dışı üretimin engellenmesinin şart olduğunu dile getirdi.

“Fiyat artışını tetikleyen arzın sığlığı ve yetersizliği”

Kırmızı et fiyatlarının bu kadar yüksek seyretmesindeki ana nedenin kesimlik hayvan arzının sığlığı ve yetersizliği olduğunu belirten Ilgaz, iki aylık sütçü ırk buzağı fiyatının Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde 370 lira, Türkiye’de 1.500-1.700 lira; 250 kg ağırlığında bir yaşındaki besi danasının (AB) ülkelerinde 1.800-1.900 lira, Türkiye’de ise 3 bin 800-4 bin lira arasında olduğu bilgisini verdi.

Ilgaz, “Kesimlik hayvan arzındaki açığı kapatmak için kesimlik dana, özellikle de karkas et ithal etmek, tüketicilerimiz açısından fiyat artışlarında belirli bir rahatlama sağlayacak olmasından dolayı düşünülse bile bu iyileşme kalıcı olmayacak, muhtemelen istikrarı bozacak ve ülke besiciliğine orta-uzun dönemde zarar verecektir.” yorumunu yaptı.

Bakanlık görüşü; İthalat Çözüm Değil

Dünya Gazetesi, kırmızı et sorununun tüm yönleriyle tartışıldığı çalıştayın ardından hazırlanan “Kırmızı Et Stratejisi-2015” raporunu açıkladığı  haberinde; Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın hazırladığı stratejide, son 10 yılda önemli düzenlemeler gerçekleştirilmesine rağmen, temel yapısal sorunların devam ettiği vurgulandı. Türkiye’de işletmelerin küçük ölçekli olduğu, yem bitkileri üretimi ile çayır ve meraların korunması ile ıslahında yetersiz kalındığı belirtilen raporda, “zaman zaman başvurulan et ve besilik hayvan ithalatı, sorunu çözmekten uzaktır” denildi. Bakan Mehdi Eker’in de zaman zaman dile getirdiği “etçi ırkların yaygınlaştırılması” konusuna da değinilen raporda, “Türkiye’nin etçi ırkların yaygınlaştırılması konusunda uygun koşullara sahip bulunmadığı ve hayvan materyali teminindeki doğru stratejinin mevcut varlığın veriminin artırılması olduğu ifade edildi.

Üç Temel Sorun ve Çözüm Önerileri başlığı altında şu bilgiler yer aldı:

1-Besi Materyali Üretimi Yetersiz

Temel girdi olan besi materyali üretimi yetersizliğinin giderilmesi için üretim modelleri geliştirilmeli, özel destekler verilmeli. Bölge ve işletme koşularına uygun damızlıklar geliştirilmeli, besicilik kredileri sözleşmeli modele kaydırılmalı.

2- Kaba Yemde Açık Büyük

73.6 milyon ton olan kaba yem ihtiyacının 58.6 milyon tonu karşılanabiliyor. 15 milyon ton açık var. Yıpranmış mera alanlarının amacı dışına çıkması önlenmeli, meralar ıslah edilmeli. Ekilebilir arazinin yem bitkilerine ayrılan kısmı yüzde 11’den 15’e çıkarılmalı.

3-Karma Yem Üretimi Dışa Bağımlı

Karma yem üretiminde 5 milyon tonluk açık var. Yem hammaddelerinin yüzde 45’e varan oranda ithalatla karşılanması maliyeti ve fiyatları artırıyor. Yemlik hububat ve yağlı tohum üretimi artırılmalı, sözleşmeli üretim modeli özendirilmeli.

Kurbanlıklar, öngörülen ihtiyacın üzerinde

Yaklaşan Kurban Bayramı münasebetiyle kurbanlık hayvan varlığı tespiti çalışmalarını tamamlayan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Basın Müşavirliği aracılığı ile bir açıklama yaptı. Yapılan açıklamada” Çalışmalar sonucunda kurbanlık hayvan şartlarını haiz büyükbaş hayvan varlığı 1 milyon 230 bin, küçükbaş hayvan varlığı ise 3 milyon 830 bin baş olarak tespit edildi. Son üç yılın ortalama değerlerine göre ülkemizde yılda 840 bin büyükbaş, 2 milyon 300 bin küçükbaş hayvan kurbanlık olarak kesildiği dikkate alındığında mevcut kurbanlık hayvan potansiyelinin öngörülen ihtiyacının üzerinde olduğu görülmektedir.” denildi.

Paylaş:

Yorum Bırak