Köy-Koop 18. Olağan Genel Kurulu Yapıldı

1067
0
Paylaş:

Köy-Koop 18. Olağan Genel Kurulu Yapıldı

Köy-Koop 2015 yılı faaliyet dönemine ilişkin 18. Olağan Genel Kurulu, 29 Temmuz 2016 Cuma günü, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Atatürk Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.

Genel Kurul’a; Merkez Birliğine bağlı birlik temsilcileri, Türkiye Milli Kooperatifler Genel Başkanı Muammer Niksarlı, Köy-Koop geçmiş dönem Genel Başkanlarından Hadi İlbaş, Tarım Reformu Genel Müdür Yrd. Faruk Fıratoğlu, Hayvancılık Genel Müdür Yrd. Burhan Demirok, Teşkilatlanma Daire Başkanı Lokman Ramazanoğlu,  Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Baş Kontolörlerinden Ahmet Mendil ve Ercan Aktaş, Teşkilatlanma Daire Başkanlığı Birim Koordinatörü Ziya Okumuşoğlu ve Sami Turan, Teknik Eleman Yasin Karabulut DGRV Türkiye Temsilciliği Koordinatörü İfakat Gürkan, Sür-Koop Genel Müdürü Ayşegül Çınar, Köy-Koop Kastamonu Genel Müdürü Dilek Özdemir, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve basın mensupları katıldı.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Atatürk Konferans Salonu’nunda gerçekleşen 18. Genel Kurul açılışında, ülkemizin 15 Temmuzda büyük bir kalkışmaya hedef olduğunu, bu zorlu süreci, birbirimize güvenerek, kenetlenerek aşacağımızı bunu da herkese kanıtlıyacağımızı vurgulayan Köy-Koop Genel Başkan Yardımcısı M. Barış Aydın, “Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Bölünmez Bütünlüğüne, Demokrasimize ve yüce Milletimize 15.07.2016 tarihinde, ülkemiz demokrasisine, aziz milletimizin yüce iradesine karşı yapılan bu hain kalkışmayı lanetliyoruz. Daha önce bu gibi girişimleri görmüş ve geçirmiş olan Köy-Koop Birliğimiz, bu kalkışmada devletimizin yanında cumhuriyetimizin, demokrasimizin, yüce milletimizin egemenliğinin savunucusu olmaya devam edecektir. Tüm kooperatif ortaklarımız adına; ülkemizin geleceği için şehit olanlara Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Ülkemize, demokrasimize ve irademize sahip çıkan tüm vatandaşlarımıza en derin şükranlarımızı sunuyoruz.” dedi.

Hayvancılık desteklerinde özellikle süt hayvancılığında son dönemde önemli değişiklikler yapıldığını belirten M. Barış Aydın, “Anaç hayvan desteği kaldırıldı. Buzağı merkezli desteğe geçilmesi gibi pek çok değişiklikler oldu. En önemli değişiklik ise, desteklerin ödeme biçiminde yaşandı. Daha önce üretici örgütlerinin hesabına yatırılan destek ödemeleri, üreticilerin hesabına doğrudan ödenmeye başlanması oldu. Bu yeni uygulamadan yetiştiricilerimiz son derece memnun. Bazı birliklerin yöneticileri ise aynı derecede tepkili ve kızgın. Köy-Koop olarak bizler bu karardan memnunuz. Beklediğimiz bir karardı ve Sayın Bakanımıza da bu uygulamadan dolayı teşekkür ederiz” dedi.

M. Barış Aydın, “Bu yıl ilk kez uygulanacak olmasından dolayı, buzağı desteğinden yararlanmak isteyen kooperatif ortaklarımız yeterli bilgiye henüz sahip değil. Neler yapılması gerektiği konusunda bize çok sayıda soru geliyor. Bu sorulara yanıt vererek ve kooperatif ortaklarımızı doğru bilgilendirmek için birliklerimizle sürekli iletişim halindeyiz.” dedi. 

M. Barış Aydın, Divan Kurulu’nu oluşturarak toplantıyı açtı. Genel Kurul’da; Divan Başkanlığını Türkiye Milli Kooperatifler Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Muammer Niksarlı, Divan Başkan Vekilliğini, Köy-Koop Bursa Birlik Başkanı Erdoğan Yıldız, Kâtip Üyeliklerini; Köy-Koop Denizli Birlik Başkanı Mehmet Varol ve Köy-Koop Manisa Birlik Başkanı Nurettin Dingaz oluşturdu.

Genel Kurul açılış konuşmasını gerçekleştiren Köy-Koop Genel Başkanı Yakup Yıldız, “Köy-Koop Merkez Birliği olarak, 15 Temmuzda demokrasimize, cumhuriyetimize karşı saldırıda bulunanları nefretle kınıyoruz. 1980 yılında gerçekleşen askeri darbesinin cefasını çekmiş bir sivil toplum örgütü olarak, bu tür kalkışmaların topluma ve toplumun geleceğine vermiş olduğu zararları çok iyi bilmekteyiz. Bu nedenle, bu ülkenin halktan, emekten, barıştan ve demokrasiden yana bütün güçleriyle birlikte hareket etmeye devam etmeliyiz. Ortak hareket ettiğimizde hiçbir güç bizleri yenemez. Ayrıştırıcı değil, birleştirici unsurlarla, birbirimize inanarak, dayanışarak bunu göstermeliyiz” dedi.

1971 yılında kurulan Köy-Koop’un o günkü haliyle Türkiye’nin 67 ilinden 56’sında örgütlenmesini tamamladığını vurgulayan Yakup Yıldız, “O dönem Köy-Koop çok büyük işler gerçekeştirdi, ancak, 1980 darbesiyle birliğimiz kapatıldı. Bütün siyasi partiler, dernekler, vakıflar, sendikalar ve sivil toplum örgütlerine 3 ve 6’şar aylık dönemler halinde tekrar faaliyetlerine izin verilmesine rağmen, Köy-Koop’un tekrar yapılanmasına 18 yıl sonra, 7 Nisan 1999 tarihinde, bakanlığımızın 75 sayılı kararı ile   izin verilmesiyle, çalışma ve faaliyetlerine başlamıştır. Merkez Birliğimiz ise gerekli çalışmaları yaparak, 31 Temmuz 2012 tarihinde, merkezi Ankara, çalışma bölgesi Türkiye olarak belirlendi. Şu anda 81 ilin 19’unda faaliyetlerimizi devam ettiriyoruz. Köy-Koop’a çok amaçlı kooperatifler birliği olduğumuz için, diğer illerden sürekli katılım talepleri  geliyor. Ancak Bakanlığımız buna müsaade etmediği için  bu taleplere olumlu cevap veremiyoruz. Bakanlığımızın ve yetkililerinin bu konuyu tekrar değerlendirmelerini buradan talep ediyoruz. Burada amacımız ülkemizde tarımsal amaçlı faaliyet gösteren tüm birliklerimizin bir çatı altında birleşmesidir. 2015 yılı Genel Kurulumuzda birleşme konusunda kararımızı Köy-Koop olarak aldık. Diğer merkez birliklerinden de aynı kararı almalarını bekliyoruz.  Biz samimiyiz, ciddiyiz.” dedi.

Ülkemizde özellikle son bir yıldır, tarımsal ve hayvansal ürünlerin pazarlanması ve satışı konusunda ciddi sıkıntılar çekildiğini belirten Yıldız, “2014 haziran ayından bu güne kadar üretmiş olduğumuz çiğ süt fiyatlarında her hangi bir fiyat artışı gerçekleşmedi. Fakat 2 yıllık bu süreçte girdi maliyetlerine baktığımız zaman, samanından gübresine, elektriğinden yemine fiyatların arttığını görüyoruz. Özellikle son iki haftadır, çiğ süt fiyatlarının bırakın artışını, haziran ayı için 5 krş, temmuz ayı için de 10 krş aşağıya çekelim diye çalışmalar sürüyor. Bazı firmalar, her türlü ihracat teşvikini aldığı halde; Bakanlığımız ve Ulusal Süt Konseyi’nce belirlenen 1,15 krş çiğ inek sütü fiyatını, yaşadığımız darbe girişimi boşluğunda göz ardı etmektedirler. Biz inanıyoruz ki Bakanlığımız bunlara meydanı boş bırakmayacaktır. Biz, Bakanımıza güvendik, süt tozu konusunda her türlü desteği vereceğimizi bir araya geldiğimiz toplantılarda belirttik. Sadece, Burdur Köy-Koop Birliğimiz için söylüyorum bunu; son 3 aylık dönemde gerçekleşen zararımız 645 bin lira. Ama bizler yılmayacağız, tabanımızı ezdirmemek için, meydanı boş bırakmamak için elimizden gelen gayreti, fedakârlığı yapmaya devam edeceğiz.” dedi.

Yıldız, “Üreticiler olarak en büyük sorunlarımızdan birisi de kremada yaşanan fiyat, -dün itibari ile peşin fiyatı 9,6 lira- düşüşüdür. Süt tozundan sonra bir de kremada kriz yaşıyoruz” dedi.

Eski Köy-Koop Genel Başkanı Hadi İlbaş, “1971 yılında başlayan kooperatifçilik hareketimiz, 1980 yılına kadar hep yükseldi, hep güçlendi. Kooperatifleri ihracat yapar duruma getirdi. Sadece Romanya’ya, Bulgaristan’a, Sovyetler Birliği’ne 60-70 bin ton narenciye ihracatı yapıyorduk. ICA üyeliğini gerçekleştirdik. Tek çatı altında çalışmalarımızı büyük bir gayretle ve inançla yaptık. Ama şimdi ülkemizde, kooperatifler parçalı bir yapı içerisinde. Bu olmaz. Tarımsal amaçlı kooperatifleri bir araya toplamamız gerekiyor. Kötümserliği bir kenara bırakıp, kooperatifler içerisindeki dağınıklığı ortadan kaldıralım, birleştirelim, el ele tutuşturalım. Ve güçlü bir kooperatifler birliği ortaya çıksın.” diye konuştu.

18. Köy-Koop Olağan Genel Kurulu’nun başarılı geçmesi temennisinde bulunan, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Tarım Reformu Genel Müdür Yardımcısı Faruk Fıratoğlu yaptığı konuşmasında, “Bakanlığımızın en önemli görevlerinden biri olan kırsal kalkınmada  faaliyet gösteren, sivil toplum örgütü kooperatiflerdir. Köy-Koop’da, gözlemlediğim kadarıyla şimdiye kadar bu görevi en iyi yapanlardan birtanesidir.  Bu açıdan kendilerini şahsım ve Bakanlığımız adına tebrik ediyorum. Kooperatiflere, üretici birliklerine her zaman kapımız açık. Hep birlikte tarımsal üretimi artırmayı ve kırsal kalkınmada çiftçimizin gelir düzeyini yükseltmek için gayret gösteren, kuruluşlar olarak görüyorum. Biz her zaman, her konuda sizlere elimizden geldiğince yardımcı olacağız. Evet, kooperatiflerde görüldüğü üzere bir dağınıklık söz konusu. Bakanlık olarak bu dağınıklığın ortadan kaldırılması gündemimize geliyor. Ancak takdir edersiniz ki, bazı şeyler yasayla gerçekleşiyor.  Bizim de isteğimiz örgüt dağınıklığının olmamasıdır. İnşallah hep birlikte daha güzel şeyler yapacağımıza inanıyorum.” dedi.

Köy-Koop’un 1971 yılından günümüze geçen sürecin kısa bir değerlendirmesinde bulunan Köy-Koop Manisa Birlik Başkanı Nurettin Dingaz, “1980 darbesinden sonra 18 yıl kesintiye uğramış kooperatif hareketimizin, o günden bu günlere kadar çok yol aldığını söyleyemeyiz. Köylerimiz, kooperatiflerimiz, tabanımız birer birer yok olmaya başladı. Ülke olarak kooperatifçilik ruhunu yakalayamadık. Köy-Koop olarak da, Or-Koop, Hay-Koop ve Tarım -Koop olarak da bunu başaramadık. Şimdi yeni bir döneme giriyoruz. Bu dönemde, darbeleri yaşamış bir örgüt olarak derdimizi daha iyi anlatabileceğimize inanıyorum. Yeni bir kooperatifçilik ruhuna ihtiyaç var. Bunları pozitif anlamda söylüyorum. Çalışmalarımızı yeterli seviyelere çıkartmalıyız. Kendi ilimizdeki kadar Ankara’daki çalışmalara yoğunluk verilmesi gerekiyor. Bunu yapmaz isek başarılı olmamız mümkün değildir. Bakanlığımız bize bir adım atıyorsa, biz üç adım atmalıyız. Geçtiğimiz aylarda çıkan ‘Torba Yasa’da vergi affından, trafik cezası affına kadar birçok başlık yer aldı. Ama kooperatiflerin borçları ile ilgili herhangi birşey yoktu. Bu ülkedeki doktorundan, esnafına kadar bu aflardan yararlanırken, kooperatifler neden yararlanamasın? Şimdi TBMM’de yeni bir ‘Torba Yasa’ çalışması var. Kooperatiflerin bu torba yasada yer alabilmesi için, Köy-Koop Merkez Birliğimiz ve hepimiz birlikte bir çalışma yapmalıyız.” dedi.

Desteklemeler konusuna da değinen Dingaz, “Desteklemeler üreticilerimizin hesaplarına yatırılması, başımız üstüne ama destekleme direkt üreticinin hesabına geçtiği zaman benim birim kooperatifim üreticinin yem borcunu nereden kesecek? Birim kooperatif nasıl güçlenecek? Birlik nasıl  ayakta kalacak? Bu konuların çok iyi tartışılıp, en doğru yöntemi Bakanlığımıza sunmamız gerekiyor. Onun için yeni dönemde çok aktif bir çalışma içerisinde olmalıyız. Kooperatifçiliği ileri götürmek düşüncemiz bunları yapmamızı gerektirir. Aksi takdirde gerçek kooperatifçilik yok olacaktır.” diye konuştu. 

Türkiye’deki kooperatiflerin tabandan tavana kadar  tamamen aynı sıkıntılar içerisinde olduğunun altını çizen Köy-Koop Bursa Birlik Başkanı Erdoğan Yıldız, “Kurumallaşmadan tutun finans konusunda yaşadığmız sıkıntılara kadar yaşananlar, 1163 Sayılı Kooperatifler Yasası’ının değiştirilmesi ile bağlantılıdır. Acilen yasanın değiştirilmesi gerekmektedir. Bugün burada Köy-Koop’un eski kahramanlıklarını anlatıyoruz ama yaşanılan o dönemde Türkiye’de ‘Karma Ekonomi’  modeli uygulanmaktaydı. 1963 yılında çıkan yasa, bu ekonomi modelinin üzerinde şekillenmişti. Oysa ki geldiğimiz noktada piyasa ekonomisinin yarattığı vahşi bir rekabet ortamında bulunuyoruz. Ve bizler bu rekabet ortamında üretim ve pazarlama yapan kurumlar olmak durumundayız. Zaten Türk Ticaret Kanunu’nda kooperatifleri şirket statüsünde değerlendiriyor. Onun için acilen kooperatiflerimizin finansman yapılarını nasıl güçlendirebiliriz -bu bakanlığın desteğiyle veya ortaklık paylarının artırılması ile de olabilir- çözümünü aramalıyız. Birim kooperatiflerimiz üretim yaparken, üst birliklerimizin de bu ürünleri pazarlayabilecek konuma gelmelerini sağlamalıyız. Eğer kooperatifler olarak perakende sektöründe yer alırsak bugün konuştuğumuz birçok sorunun da rahatlıkla aşılabileceğini düşünüyorum.” dedi.

Genel Kurul’da son konuşmacı olarak yer alan Köy-Koop İzmir Birliği Temsilcisi Tuncer Beybağ, Atatürk’ü ve şehitlerimiz anma için saygı duruşunda ‘Ti’ sesinin, Amerika iç savaşında ölen bir askere ağıt için hazırlandığını, Kore savaşından sonra bize intikal ettiğini, İstiklal Marşı’mızdan önce de çalınarak, bilmeyerek de olsa bir yanlış yapıldığını vurgulayarak, bu hatayı tüm genel kurullarda düzeltilmesi gerektiğini söyledi.

Beybağ, kooperatif ortaklarının birliklerine sahip çıkmalarının önemini vurgulayarak, “Kooperatifçilik önce kendisini eleştiri noktasına koyup, kendin kooperatifçi olarak ne yaptın ona bakalım. Ondan sonra yukarıya doğru çıkalım. Biz eğer söylediklerimizi en iyi şekilde yerine getirebiliyorsak, tenkit ettiklerimizi kendimizi eksiksiz olarak gerçekleştiriyorsak, o zaman bu kürsüden hesabını soralım.” dedi. 

Beybağ, “Türkiye’de kooperatifçilik yıllardan beri üvey evlat olarak muamele gördü. Bunun kabahatini sadece siyasetçilere yüklersek yanlış olur. Bizde de kabahat var. Bizler siyasetçileri isteklerimiz doğrultusunda ne derece yönlendirebildik? Siyasetçi ‘oydan’ anlar. Biz meydanları, salonları doldurup, kooperatifler olarak taleplerimizi istediğimizde hangi siyasetçi yerine getiremeyecek? Kooperatifçi önce ben kelimesini unutacak, biz diyecek.” diye konuştu.

Paylaş:

Yorum Bırak